BAŞKAN'IN MESAJI

Ülkemizde, deprem felaketi kaçınılmaz bir gerçek.

Ülke topraklarının %97’si farklı oranlarda tehlikeye sahip bölgeler içerisinde yer almakta ve maalesef nüfusun neredeyse tamamı (%98) bu bölgelerde yaşamaktadır. Depremin neden olduğu kayıpların çoğunluğunun yine bu aşırı nüfusa sahip, ekonomik ve sosyal etkinliklerin yoğun bir şekilde yaşandığı kentlerde meydana geldiği hesaba katıldığında; gelecek yıllarda kentlerin yaşanabilir ve sürdürülebilir olmasının öneminin giderek artacağına inanıyoruz.

Son dönemlerde ülkemizde meydana gelen felaketler ve özellikle 30 yıl içerisinde beklenmekte olan İstanbul depremi göz önüne alındığında, 15 milyon binanın büyük ölçekli risk altında olduğu tespit edilmiştir. Öngörülere göre İstanbul için geri sayım başladı ve bugün itibariyle 15 yıl geride kaldı. Mevcut bilgilerimizi ve aklımızı kullanıp önlem almadığımız her dakika risk daha da artıyor ve artık vicdanlarımızın da bağış yaparak veya 2. el kıyafetlerimizi deprem bölgelerine göndererek rahatlayamayacağı bir döneme giriyoruz.

6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un yürürlüğe girmesiyle birlikte, plansız olarak gelişen kentlerimizin özellikle risk altında olan bölgelerinde, hem can ve mal güvenliğinin sağlanması hem de plansız kentleşmeden kaynaklanan ulaşım, yeşil alan, hava kirliliği, su, enerji sarfiyatı gibi problemlerin yaşanmadığı, modern yaşam alanları sunan sürdürülebilir kentlere geçiş için bir fırsat doğmuştur. Bu anlamıyla, Kentsel Dönüşüm Yasası olarak da adlandırılan 6306 Sayılı Kanun, Türkiye’nin en önemli sosyal projesidir. SAMPAŞ olarak bu gerçeğin altını çizmek ve toplumsal dikkat sağlamak üzere yola çıktık.

Kurulduğu yıldan bugüne sektörde öncü ve yönlendirici bir kuruluş olmayı kendine ilke edinmiş olan ve Türkiye’nin ilk “Akıllı Kent” mimarı SAMPAŞ; bilgiye ve akla dayalı, sosyal faydanın rant ve kara feda edilmediği, hak sahiplerinin korunduğu ve yerinde dönüşüm yöntemi ile “Akıllı Kentsel Dönüşüm” projeleri gerçekleştirerek, Türkiye’nin kentsel dönüşüm sürecinde belediyelerimiz ile işbirliği içerisinde “Akıllı, Estetik ve Sürdürülebilir” Kentlerini inşa etmeyi hedeflemektedir.

Akıllı Kentsel Dönüşüm ile;

Biz istiyoruz ki, yıkılma tehlikesi altında olan 7 milyona yakın binayı, daha fazla can kaybetmeden kendi irademizle dönüştürelim,

Biz istiyoruz ki, göz bebeğimiz İSTANBUL ihmaller sonucunda deprem yıkıntıları altında kalmasın,

Biz istiyoruz ki, yerinde kentsel dönüşüm ile yeni şehirlerimiz aklın üzerine inşa edilsin,

Biz istiyoruz ki, kentlerimiz dünyadaki örnekleri ile yarışabilecek düzeye gelsin,

Biz istiyoruz ki, yabancı yatırımcıları bu dönüşüme destek vermeye ikna edelim,

Biz bunun yurtseverlik olduğu bilinciyle gecemizi gündüzümüze katarak çalışıyoruz ve inanıyoruz ki “Akıllı Kentsel Dönüşüm” ile “Akıllı, Estetik ve Sürdürülebilir” kentleri hayata geçireceğiz.